10 Şubat 2011 Perşembe

fahişe

bir fahişe sabaha karşı 
çok seksiymişim, öyle diyor 
gülüyoruz yalanına 
karşılıklı ve anlayışlı 

dalgakıranlardaki banklarda 
çıkardı ayakkabılarını 
bak, dedi, köprü ışıkları 
siliyorlar yıldızları 

kazıyınca yaldızlarını 
altlarındaki demir paslı 
ateşe vermeli onları ama 
her yerde yangın çıkışları 

sordum, niye sattın diye yoksulluğunu? 
dedi, elimdeki sadece oydu 

niye sattın vücudunu? 
daha mı kötü, dedi, satmaktan ruhumu? 

herkes, dedi, merak içinde 
ölümden sonra hayat var mı diye 
boşuna düşünürler 
sanki hayat varmış gibi ölümden önce 

sevdim seni ama bir şekilde 
hüzün var diye belki gözlerinde 
eğer sever gibi sarılırsan da 
bu vücut sana bedava 

aslında derdim; çok gençsin daha 
20'yim, dedi, ama ruhum 1000 yaşında 
kayalar kesti ayaklarımı 
yine de bir şey hissetmek güzel hala 
bu dalgakıranda 

tek başıma bu vücutla fırlatıldım bu dünyaya 
aşk da basit, pişmanlık da, hayat hoyrat bu zamanda 
şahin kuşa, kuzgun leşe, ben değil bu dünya fahişe 

korkum; çığlık atan adam gibi 
tablodaki, şakağımda ellerim 
hep kaçarken, tek kişilik dünyayı 
ben artık nasıl severim? 

anladım, senin kalbin birinde 
geceyle gündüz, o hep seninle 
sarıldı, ağladı saatlerce 
o yine işe gitmeden önce 

aslında derdim; çok gençsin daha 
20'yim, dedi, ama ruhum 1000 yaşında 
kayalar kesti ayaklarımı 
yine de bir şey hissetmek güzel hala 
bu dalgakıranda 

tek başıma bu vücutla fırlatıldım bu dünyaya 
aşk da basit, pişmanlık da, hayat hoyrat bu zamanda 
şahin kuşa, kuzgun leşe, ben değil bu dünya fahişe

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder